QORE
QORE/قرأ G̈RE
قرأ
G̈RE
88 kez6 türev form
Okuma, toplama, birleştirme kavramları

Semantik Anlam Sabiti

Bu kökün tüm türevlerinde korunan değişmez anlam çekirdeği

Bir şeyi biriktirmek, toplamak ve ardından onu dışarıya, toplu bir halde sunmak veya atmak.

Kök Oluşum Hikâyesi

Filolojik köken ve anlam evrilmesi

Arapça QRE kökü dilin en derin katmanlarında sadece 'okumak' eylemine hapsolamayacak kadar zengin, dinamik ve aynı zamanda biyolojik ve kozmik bir döngüyü ifade eder. Bu kelimenin kılcal damarlarına inildiğinde karşılaşılan tablo, modern anlamdaki 'kitap okuma'dan çok daha öte bir toplama ve dışa vurma mekanizmasıdır.

Kadim Arapçada bu kök, suyun bir havuzda toplanması (kara el-ma) için kullanılırdı. Su havuzda birikerek toplanır, belli bir seviyeye gelince de oradan alınır veya dışarı akar.

Fiil Formu

Bir fiil olarak QRE zihinde veya dilde dağınık olan işaretleri, sesleri veya anlamları bir araya getirip telaffuz etmek anlamına bürünür. Bu yüzden sadece dille tekrar etmenin ötesine geçerek bir araya getirilen mananın dışarı taşmasıdır.

İsim Formu

Bu kökten türeyen Kur'an "en çok okunup ilan edilen" veya "mükemmel şekilde bir araya getirilmiş olan" demektir. Ayetlerin, hükümlerin ve hakikatlerin toplandığı ana haznedir. Bu hazne okuyanı bilgi ve hakikatle doldurur, dolan kişi doğası gereği bunu aktarmak ister ve kendiliğinden dışarı taşar.

Bakara 228 Bağlamı

Bu ayetteki kur' kelimesi kadınların aybaşı haline bir göndermedir, kökün nasıl işlediğini göstermek için mükemmel bir Kur'an içi tefsirdir.

1. Kanın toplanma evresi: Kanın rahimde birikmeye başladığı süreç.
2. Kanın dışa vurma evresi: Biriken kanın dışarı atıldığı süreç, bu sürece Kur'an'da hayız denilir ve HDY kökü ile anlatılır.

Kelime aslında periyot demektir. Biriktirme ve boşaltma döngüsünün tamamıdır. Toplama ve salma mantığı burada da işlemektedir.

Semantik Komşular

Kur'an'da قرأ kökü ile aynı ayette en az 2 kez birlikte geçen kökler

Henüz yeterli veri yok — kök veritabanı genişledikçe burada komşu kökler görünecek.

Kavramsal Karşıtlar

Kur'an'da قرأ kökünün zıt veya tamamlayıcı anlam çifti

علم
ALM
bilmek, öğrenmek, ilim
Okuma ↔ Bilgi (Alak suresinde birlikte iner)
كتب
KTB
yazmak, farz kılmak, takdir etmek
Okumak ↔ Yazmak (tamamlayıcı çift)

Proto-Semitik Bağları

Bu kökün diğer Semitik dillerdeki karşılıkları ve ortak kökeni

Akkadca / QERŪ: Misafiri veya bir tanrıyı huzura davet etmek, çağırmak.

Kenanca / Fenikece / QARĀ: Yüksek sesle bağırmak, ilan etmek, duyuruda bulunmak.

İbranice / QARĀ: Birini çağırmak, isim vermek veya bir metni yüksek sesle okumak.

Ugaritçe / QARĀ: Seslenmek, nida etmek, yas tutarken yüksek sesle feryat etmek.

Süryanice / QRĀ: Kutsal metinleri terennüm ederek okumak, litürjik ders vermek.

Aramice / QERĀ: Resmî bir davette bulunmak, isimlendirmek veya okumak.

Diğer Kökler

عبد ABDعبا ABEعبقر ABG̈Rعبر ABRعبس ABSعبث ABS̄عجب ACBعجف ACF
QORE / Kök
قرأ
G̈RE
88× geçiyor6 türev

Okuma, toplama, birleştirme kavramları

Semantik Anlam Sabiti
Bir şeyi biriktirmek, toplamak ve ardından onu dışarıya, toplu bir halde sunmak veya atmak.
Kök Oluşum Hikâyesi

Arapça QRE kökü dilin en derin katmanlarında sadece 'okumak' eylemine hapsolamayacak kadar zengin, dinamik ve aynı zamanda biyolojik ve kozmik bir döngüyü ifade eder. Bu kelimenin kılcal damarlarına inildiğinde karşılaşılan tablo, modern anlamdaki 'kitap okuma'dan çok daha öte bir toplama ve dışa vurma mekanizmasıdır.

Kadim Arapçada bu kök, suyun bir havuzda toplanması (kara el-ma) için kullanılırdı. Su havuzda birikerek toplanır, belli bir seviyeye gelince de oradan alınır veya dışarı akar.

Fiil Formu

Bir fiil olarak QRE zihinde veya dilde dağınık olan işaretleri, sesleri veya anlamları bir araya getirip telaffuz etmek anlamına bürünür. Bu yüzden sadece dille tekrar etmenin ötesine geçerek bir araya getirilen mananın dışarı taşmasıdır.

İsim Formu

Bu kökten türeyen Kur'an "en çok okunup ilan edilen" veya "mükemmel şekilde bir araya getirilmiş olan" demektir. Ayetlerin, hükümlerin ve hakikatlerin toplandığı ana haznedir. Bu hazne okuyanı bilgi ve hakikatle doldurur, dolan kişi doğası gereği bunu aktarmak ister ve kendiliğinden dışarı taşar.

Bakara 228 Bağlamı

Bu ayetteki kur' kelimesi kadınların aybaşı haline bir göndermedir, kökün nasıl işlediğini göstermek için mükemmel bir Kur'an içi tefsirdir.

1. Kanın toplanma evresi: Kanın rahimde birikmeye başladığı süreç.
2. Kanın dışa vurma evresi: Biriken kanın dışarı atıldığı süreç, bu sürece Kur'an'da hayız denilir ve HDY kökü ile anlatılır.

Kelime aslında periyot demektir. Biriktirme ve boşaltma döngüsünün tamamıdır. Toplama ve salma mantığı burada da işlemektedir.

Anlamlar

🇹🇷 okumak, toplamak, biriktirmek

🇬🇧 to read, to recite, to collect

Türevler

Kuran'daki Çekim Biçimleri (31)

çekim — bu kökün ayetlerdeki bürünümleri (türev değil)

ٱلْقُرْءَانَl-kurane22×
ٱلْقُرْءَانِl-kurani13×
ٱلْقُرْءَانُl-kuranu8×
قُرْءَانًاkur'anen7×
وَٱلْقُرْءَانِvelkurani4×
ٱقْرَأْikra'3×
بِٱلْقُرْءَانِbil-kurani2×
فَٱقْرَءُواfekra'u2×
قُرْءَٰنًاkur'anen2×
قَرَأْتَkarate'2×
قُرِئَkurie2×
يَقْرَءُونَyekra'une2×
Tümü (31)
ٱقْرَءُواkra'u1×
بِقُرْءَانٍbikur'anin1×
سَنُقْرِئُكَsenukriuke1×
فَقَرَأَهُfe karaehu1×
قُرْءَانٌkur'anun1×
قُرْءَانٍkur'anin1×
قُرْءَانَkur'ane1×
قُرْءَانَهُkur'anehu1×
قَرَأْنَٰهُkara'nahu1×
قُرُوٓءٍkuru'in1×
لِتَقْرَأَهُlitekraehu1×
لَقُرْءَانٌlekur'anun1×
نَّقْرَؤُهُnekra'uhu1×
وَٱلْقُرْءَانَvelkurane1×
وَقُرْءَانٌve kur'anun1×
وَقُرْءَانٍve kur'anin1×
وَقُرْءَانَve kur'ane1×
وَقُرْءَانًاve kur'anen1×
وَقُرْءَانَهُve kur'anehu1×
Geçtiği Ayetler (79)
Bakara 185شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَKur'anBakara 228وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ ثَلٰثَةَ قُرُٓوءٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ اَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ف۪ٓي اَرْحَامِهِنَّ اِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ اِنْ اَرَادُٓوا اِصْلَاحاًۜ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذ۪ي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۖ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟kur' (üç adet veya üç temizlik süresi)Nisâ 82اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَۜ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِنْدِ غَيْرِ اللّٰهِ لَوَجَدُوا ف۪يهِ اخْتِلَافاً كَث۪يراًKur'an'ıMâide 101يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَسْـَٔلُوا عَنْ اَشْيَٓاءَ اِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْۚ وَاِنْ تَسْـَٔلُوا عَنْهَا ح۪ينَ يُنَزَّلُ الْقُرْاٰنُ تُبْدَ لَكُمْۜ عَفَا اللّٰهُ عَنْهَاۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌKur'anEn'âm 19قُلْ اَيُّ شَيْءٍ اَكْبَرُ شَهَادَةًۜ قُلِ اللّٰهُ شَه۪يدٌ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ وَاُو۫حِيَ اِلَيَّ هٰذَا الْقُرْاٰنُ لِاُنْذِرَكُمْ بِه۪ وَمَنْ بَلَغَۜ اَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ اَنَّ مَعَ اللّٰهِ اٰلِهَةً اُخْرٰىۜ قُلْ لَٓا اَشْهَدُۚ قُلْ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَاِنَّن۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۢKur'anA'râf 204وَاِذَا قُرِئَ الْقُرْاٰنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَKur'an · okunduğuTevbe 111اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَۜ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْداً عَلَيْهِ حَقاًّ فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِ وَالْقُرْاٰنِۜ وَمَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِه۪ مِنَ اللّٰهِ فَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُمُ الَّذ۪ي بَايَعْتُمْ بِه۪ۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُve Kur'an'daYûnus 15وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍۙ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ائْتِ بِقُرْاٰنٍ غَيْرِ هٰذَٓا اَوْ بَدِّلْهُۜ قُلْ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَٓائِ۬ نَفْس۪يۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍbir Kur'anYûnus 37وَمَا كَانَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ اَنْ يُفْتَرٰى مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ تَصْد۪يقَ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْص۪يلَ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۠Kur'anYûnus 61وَمَا تَكُونُ ف۪ي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا مِنْهُ مِنْ قُرْاٰنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ اِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُوداً اِذْ تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ وَمَا يَعْزُبُ عَنْ رَبِّكَ مِنْ مِثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ وَلَٓا اَصْغَرَ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرَ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍKur'an-Yûnus 94فَاِنْ كُنْتَ ف۪ي شَكٍّ مِمَّٓا اَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ فَسْـَٔلِ الَّذ۪ينَ يَقْرَؤُ۫نَ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَقَدْ جَٓاءَكَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَۙokuyan(lara)Yûsuf 2اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ قُرْءٰناً عَرَبِياًّ لَعَلَّـكُمْ تَعْقِلُونَbir Kur'an olarakYûsuf 3نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ اَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ هٰذَا الْقُرْاٰنَۗ وَاِنْ كُنْتَ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الْغَافِل۪ينَKur'an'ıRa'd 31وَلَوْ اَنَّ قُرْاٰناً سُيِّرَتْ بِهِ الْجِبَالُ اَوْ قُطِّعَتْ بِهِ الْاَرْضُ اَوْ كُلِّمَ بِهِ الْمَوْتٰىۜ بَلْ لِلّٰهِ الْاَمْرُ جَم۪يعاًۜ اَفَلَمْ يَايْـَٔسِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَهَدَى النَّاسَ جَم۪يعاًۜ وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا تُص۪يبُهُمْ بِمَا صَنَعُوا قَارِعَةٌ اَوْ تَحُلُّ قَر۪يباً مِنْ دَارِهِمْ حَتّٰى يَأْتِيَ وَعْدُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟bir Kur'anHicr 1الٓـرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُب۪ينٍve Kur'an'ınHicr 87وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعاً مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَve Kur'an'ıHicr 91اَلَّذ۪ينَ جَعَلُوا الْقُرْاٰنَ عِض۪ينَKur'an'ıNahl 98فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِKur'an · okuduğunİsrâ 9اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْد۪ي لِلَّت۪ي هِيَ اَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِن۪ينَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْراً كَب۪يراًۙKur'anİsrâ 14اِقْرَأْ كِتَابَكَۜ كَفٰى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَس۪يباًۜoku
Kavramsal Karşıtlar
Proto-Semitik Bağları

Akkadca / QERŪ: Misafiri veya bir tanrıyı huzura davet etmek, çağırmak.

Kenanca / Fenikece / QARĀ: Yüksek sesle bağırmak, ilan etmek, duyuruda bulunmak.

İbranice / QARĀ: Birini çağırmak, isim vermek veya bir metni yüksek sesle okumak.

Ugaritçe / QARĀ: Seslenmek, nida etmek, yas tutarken yüksek sesle feryat etmek.

Süryanice / QRĀ: Kutsal metinleri terennüm ederek okumak, litürjik ders vermek.

Aramice / QERĀ: Resmî bir davette bulunmak, isimlendirmek veya okumak.

Diğer Kökler