Qore: Özün ve kelamın izinde bir köklere dönüş hareketi
Kuran'ı anlamak bireyin ve toplumun işletim sistemini vahiyle yeniden kurmaktır. Kuran insanı zihinsel prangalardan kurtarıp aydınlığa çıkaran dinamik bir rehberdir. Kavramların köklerine yani aslına inmeyen ve kelimelerin anlam sabitlerinden koparılmış bir okuma pusulasız bir yolculuğa benzer. Vahyi aslına uygun anlamak, taklidin konforunu bırakıp tahkikin sorumluluğunu almaktır çünkü ancak doğru anlaşılan bir Kelam, hayatı gerçekten dönüştürme ve güzel bir ağaç gibi kökleşip meyve verme gücüne sahiptir.
Qore ismi, Kuran'ın evrensel rehberliği ile varlığın merkezini ve özünü ifade eden core yani çekirdek kavramının birleşimidir. Bizim için bu yapı zihinlerdeki kavram karmaşasından kurtulup vahyin sarsılmaz temellerine doğru başlattığımız bir köklere dönüş hareketidir.
İlhamımızı, İbrahim Suresi 24. ayetin o muazzam tasvirinden alıyoruz:
“Görmedin mi Allah nasıl bir örnek verdi? Güzel bir söz, kökü sabit, dalları göğe uzanan güzel bir ağaç gibidir.”
Bu ayette geçen ASL yani Kök, bir şeyin üzerine bina edildiği temeli, kaynağı ve özü temsil eder. Sabit SBT ise sarsılmazlığı, değişmezliği ve zamanın ötesindeki kalıcılığı ifade eder. Biz şunu görüyoruz ki Kuran'ın her bir kökü, tıpkı o ağaç gibi aslı sabit birer anlam çekirdeğine sahiptir.
Toplumda yaygın olan “Arapçada bir kelime onlarca farklı anlama gelir” şeklindeki ön yargı, vahiyle aramızdaki en büyük engellerden biridir. Qore olarak tezimiz nettir: Kuran'da her bir kökün, bilimsel ve sistemik bir anlam sabiti vardır. Kelimeler bağlama göre farklı tonlar kazansa da, özlerindeki çekirdek asla değişmez.
Kuran'ın ancak Kuran ile açıklanabileceği ilkesinden yola çıkarak kavramları geleneksel kabullerin gölgesinden çıkarıp, köklerindeki o berrak anlamla yeniden buluşturmaya çabalıyoruz. Çabamız, Kelam'ın zihinlerde doğru inşa edilmesi ve o güzel ağacın dallarının bugün de hayatlarımıza uzanıp bize güzel meyveler vermesi içindir.
Çünkü biliyoruz ki kökü sabit olmayanın hakikate uzanan bir dalı olamaz.