Kuran'ın ilk emri olan ikra genelde sadece “oku” olarak çevrilir. Fakat kavramın anlamı metne göz gezdirmekten ibaret bir okuma yönteminin ötesine geçer.

Kökün Üç Semantik Anlamı

Kökü QRE kılcal kök içerisinde üç semantik anlam barındırır:

1
Okumak: Okunan metni araştırarak okumak.
2
Sesli okumak ve ilan ederek dağıtmak: Derlenmiş metni aynı bir basın bülteni okuma gibi yüksek sesle okuyarak nakletmek.
3
Toplamak ve derlemek: Harfleri, kelimeleri, bilgiyi bir araya getirmek, bu yolla bütünü kurmak, biriktirip yığmak.
Kuran kelimesi bu kökten gelir, derlenip toplanıp bir araya getirilerek okunup ilan edilen anlamındadır.

Günümüzde İkra

Günümüze ikra kavramını şöyle tanımlayabiliriz: Bilgiyi araştırarak derleyip anlamlı bütünler haline getiren ve doğru kanallarla duyurup yayıp ilan eden bir tebliğ eylemi.

Derle → Duyur → Tebliğ et

formülasyonu “oku” kavramının dökümüdür.

Bakara 228'deki Kullanımı

Bakara 228'de ise farklı bir şekilde karşımıza çıkar. Kadınların hayız ve tuhr döngüsünde iki halin buluştuğu sınır anlamındadır.

Kavramın anlamı toplanma ve boşalma dinamiğine yani kanın rahimde toplanması ve ardından boşalması döngüsüne götürür. Dolayısıyla kelime, döngünün kritik dönemeç noktasını vurgular.

‘Kuruin’ olarak kullanılan kavram bize ilginç bir kapı açacaktır, çünkü Kuran kendi kendini tefsir etmektedir.

Toplanıp boşalma yani aktarılma, dışa vurmayı vurgularken bunun döngüsel olması da sürekliliğine dikkat çeker.

Sonuç

Bu mükemmel Kuran içi tefsir, Kuran okumanın metodunu bize açıklamış olur: İçerisinde aktarım ve dışavurum olmayan bir okuma eylemi ikra emrini yerine getiremez.